Çorumluyuz

Birbirimizden Sorumluyuz

shadow

Çorum Saat Kulesi
Saat Kulesi 1894 yılında(H. 1312) II. Abdülhamit döneminde, padişahın Beşiktaş Muhafızı olan Hasan Paşa'nın destekleriyle yaptırılmıştır. Kulenin çanı da Hasan Paşa tarafından itina ile seçilerek İstanbul'dan gönderilmiştir.
27,5 metre yüksekliğindedir. Tabanı sekiz köşeli olup, 5,3 metre çapında ve her köşesi 2,1 metredir. Asıl kulenşn gövdesi 24 köşeli, çapı ise 3,9 metredir. Kuleye seksen bir basamaklı döner merdivenle çıkılır.
Saatin rakamlarının bulunduğu dairenin çapı 1,5 metre, yelkovan uzunluğu 85 cm,akrep uzunluğu 70 cm'dir.
Saat Kulesi'nin kapısı üzerinde eski yazı ile bir kitabe vardır. Kitabe Muhammet Nuri Bektaşi(Korman) tarafından yazılmıştır.

Kitabede yazılı metin:
Şehin şah-ı cihan Abdülhamit Han'ı kerem-karın
Ferikan-ı kiramından Hasan Paşa hem-şan
Bütün evkatını vakfeyledi ihyayı hayrata
Muvaffak eylesin her dem anı amaline Mevla
Saat Kulesi ez-cümle hayrat-ı güzininden
Yapıldı yümn ü evferle bu şehri eyledi ihya
Çıkıp vakt-i eşrefte yazıldı babına tarih
bu mi'kat-ı celili yaptı bak lütf-u Hasan Paşa 

Kitabenin günümüz Türkçesi ile okunuşu:
Zamanın ulu hakanı cömert Abdülhamit Han'ın
Yüce fermanıyla şanlı Hasan Paşa
Adadı bütün vaktini hayır işleri yapmaya
Başarılı kılsın her dileğini Mevla
Bol bereketle yapıldı bu şehri etti ihya
Çıkıp kutlu bir zamanda yazıldı kapısına tarih
Bu büyük saati yaptı bak Hasan Paşa'nın lütfu


Veli Paşa Konağı
Veli Paşa Konağı Çorum ili merkezinde Tepecik Mahallesi Şeyh Eyüp Sok. No: 13'te bulunmakta olup, Veli Paşa oğlu Şevket Bey(Eren 1875-02 Haziran 1940) tarafından 1923-1924 tarihlerinde yaptırılmıştır. Konağın yapım işini o dönemin tanınmış iki ustası, İbiklerin Osman Ağa ile oğlu Elvan Ağa üstlenmişlerdir.

Çorum Kalesi
Çorum Kalesi'ne ait yazılı belgelerden ilki 979H/1571M tarihlidir ve bu belgeden o tarihte gerek kale gerekse kentin mamur olduğu anlaşılmaktadır. Kaleye su getirilmesi ile ilgili 985H/1577M tarihli belgede de kaleden "Sultan Süleyman Hayrat'ı" olarak söz edilmektedir.

Çorum Müzesi
H.1326/M.1908 yılında inşaatına başlanan, H.1332/M.1914 yılında tamamlanan bina, Sıhhat Mektebi olarak yapılmıştır. Yapıda bulunan kitabede; "1332 Kanunu Evvel-1335 Sefer 21 Emraz-ı Umumiye Hastahanesi Çorum Sancağının hakimiyetinden ahalisinin ve Evkaf-ı Hümayun nezareti celilesinin izmar ve muavenetiyle inşa olunmuştur." yazılıdır.

Yapı daha sonra Ziraat Mektebi, Sanat Okulu, Ticaret Lisesi, Makine Meslek Yüksekokulu ve Atatürk Lisesi olarak kullanılmış, 1986 yılında ise Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Kültür Bakanlığı'na devredilmiştir. 1988 yılında geçirdiği bir yangın sonucu hasar görmüş, bunun üzerine restore edilerek bölge müzesi düzeyinde hizmet vermesi için 1989 yılı yatırım programına alınarak restorasyon çalışmalarına başlanmıştır. Arkeoloji bölümündeki teşhir çalışmaları tamamlanan müze 11.03.2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.


Tarihi Belediye Binası
Halkın gönüllü katılımı ve binanın yapımında bütün ustaların gönüllü olarak ücretsiz emek verdikleri ve halen Çorum'a dışarıdan gelenleri güzelliğine hayran bırakan günümüzün Belediye Başkanlık makamının bulunduğu iki katlı taş bina tamamlanmış ve MİLLİ KÜTÜPHANE levhası Saat Kulesi'ne bakan cephesi üzerine yerleştirilerek, Ankara'dan davet edilen İçişleri Bakanı Cemil Bey ve Sağlık Bakanı Dr. Refik Bey'in katılımlarıyla Çorum kültür tarihinde fevkalade konuşmaların yapıldığı büyük bir merasimle açılmıştır. (03 Ağustos 1925)

İlk kullanımında üst kat Milli Kütüphane, kısmen müzelik eserler ve teşhir odası ve Öğretmen Birliği toplantı odası, musiki mektebi alafranga ve alaturka müzik çalışma odaları, alt kat ise Osmanlı Bankası ve özel iş yerleri olarak değerlendirilmiştir.

1938 yılında Kütüphane alt kata indirilmiştir. Üst kat tamamen halk evi olarak kullanılmıştır. 1940'lı yıllarda kütüphane olarak yapılan bu binadan kütüphane, İnkılap İlkokulu binasına sürülmüş ve 1950 yılı başında tekrar alt katta batı cephesinde girişteki karşılıklı iki odaya geri getirilmiştir. 1950'li yıllarda Adliye yangınından sonra yeni adliye binası yapılana dek adliye hizmetlerinde de kullanılmıştır. Eylül 1960'dan sonra da Belediye binası olarak kullanılmaya başlanmıştır.


Çorum Ulu Camii
Çorum Ulu Camii'nin ilk banisi III. Alaaddin Keykubat'ın azatlı kölelerinden Hayreddin'dir. Daha sonra camiyi yeniden yaptıran Sultan IV. Murad ikinci bani, 1786 ve 1793 depremlerinde büyük hasar gören eserin tamirini tamamlayan Abdülfettah Bey ise üçüncü bani olmuştur. Ulu Camii'nin ilk mimarı belli değildir.

Çorum Ulu Camii 1509 yılında meydana gelen ve küçük kıyamet olarak adlandırılan depremde büyük hasara uğramış, 1514 yılındaki depremde ise kubbesi çökmüştür. Evliya Çelebi "Sultan Alaaddin Camii'ni Süleyman Han imar etmiştir” açıklamasıyla, acaba bu depremlerden sonra Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan bir tamir mi kastetmektedir? Bu konuda herhangi bir bilgi yoktur. Ancak şadırvana bu dönemde su getirilmesi camide de bir onarımın olduğunun delili sayılabilir. Aynca, bahsedilen depremlerde çok büyük hasar gören camiinin III. Murad dönemine kadar bu şekilde kaldığını söylemek de mümkün değildir. Mimar Sinan Çorum Ulu Camii'ni III. Murad zamanında (1574-1588) yılları arasında onarmıştır.

Ulu Cami 1786 ve 1793 yıllarındaki depremlerde de hasar görmüş ve içerisinde namaz kılınamayacak bir duruma gelmiştir. Bu depremlerden sonra sekiz yıl süreyle harap kalan caminin tamir edilmesi için Çorum halkı, Bozok ve Çankırı sancakları mutasarrıfı Çapanoğlu Abdülcabbarzade Süleyman Bey'den yardım istemiştir. Çorum halkının bu isteğini olumlu karşılayan Abdülcabbarzade, Camii'nin "eskisi gibi dokuz kubbeli olarak" tamirini başlatmıştır. Ancak tamirler devam ederken vefat etmesi nedeniyle, oğlu Abdülfettah Bey tarafından caminin günümüze ulaşan ahşap orta tek büyük kubbesi yapılıp, son cemaat mahalli de tek katlı ve camekanlı olarak ilave edildikten sonra camii'nin tamiri H.1225/M.1810 yılında tamamlanmıştır. Ayrıca, bu tamirden sonra camiye ücretleri Abdülcabbarzade Süleyman Bey ve oğlu Abdülfettah bin Süleyman bin Ahmet paşa Vakfı'nda ödenmek üzere kayyum, ferraş ve vaiz gibi görevliler atanmıştır. Abdülcabbarzade Süleyman Bey'in başlatıp, oğlu Abdülfettah Bey'in tamamlattırdığı bu tamirin tarihi son cemaat yerinde mahfile açılan camekanın üstündeki Arap harfleriyle İhlas Suresi'nin yazılı olduğu kitabe ile belirtilmiştir. Ayrıca bu tarihten sonra Çorum Ulucamii'nin, 26 Zilkade 1253/22 Şubat 1838 tarihli bir belgedeki bilgilerden, " Çorum kasabasında Müderris Abdülfettah Efendi binası Cami-i Kebir" olarak da anılmaya başladığı ve kayıtlara da bu şekilde geçtiği anlaşılmaktadır. Nitekim Çorum Fihristi'ndeki bir kayıtta ”Çorum kazası derununda Cami-i Kebir demekle maruf Abdülfettah Bey Camii Şerifi" olarak geçmektedir.

Cami cemaatinin fazla olması, insanların soğuk ve yağışlı havalarda dışarıda kalması gibi nedenlerle son cemaat mahallinin yeniden yapılması için dönemin Çorum kadısı ve eşrafının izin talebi üzerine, binanın asli şeklini korumak şartıyla ilave kısmın yapılmasına müsaade edilmiştir. Celal Bey zamanında masrafın tamamı vakıflar ve halkın katkılarıyla karşılanarak, Abdulmuttalib adlı bir usta tarafından son cemaat mahallinin inşasının tamamlandığı, ayrıca doğudaki minarenin de bu dönemde 1911 yılında yapıldığı belirtilmektedir. Son cemaat yerinin Zilhicce 1329/Kasım 1911 tarihli inşa kitabesi son cemaat yerinden açılan taç kapının üstündedir. Ulu Cami'nin çatısı, beden duvarlarının kesme taştan kaplama bozuk taşları ve minare şerefelerinin korkuluk taşları değiştirilmek suretiyle 1982 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce tamir ettirilmiştir. Ayrıca şadırvanın tamiri ise 1990 yılında tamamlanmıştır. Hurufat defterlerindeki Rebiyülevvel 1198/0cak 1784 tarihli bir kayıttaki bilgilerden Çorum Ulu Camii'nin Sultan Alaaddin'in azatlı kölelerinde Hayreddin tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Daha sonraki araştırmalarda da Çorum Ulu Camii'nin ilk inşasının 13. yüzyılın sonlarında ve III. Alaaddin Keykubat'ın döneminde onun azatlı kölelerinden Hayreddin tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi Ulu cami günümüze büyük tamirler geçirerek ulaşmıştır. Dolayısıyla cami bugünkü şeklini 1810 ve 1911 yılındaki tamirlerde almıştır.